Hayvanlar ve ses: ne biliniyor, ne bilinmiyor
Hayvanların işitme aralıkları, müziğin barınak hayvanları üzerindeki ölçülmüş etkisi ve ultrasonik cihazların neden çalışmadığı.
Hayvanlar ve ses konusu ilginç bir yerde duruyor: bir kısmı sağlam biçimde ölçülmüş, bir kısmı ise yıllardır satılmasına rağmen hiç işe yaramadığı gösterilmiş. İkisini ayırmak, hayvanınıza faydası olacak tek şey.
Önce şu: hayvanlar sizden çok daha fazlasını duyar
İşitme aralığı türden türe ciddi biçimde değişir. Yaygın kabul gören ölçümler kabaca şöyle:
- İnsan: yaklaşık 20 Hz – 20 kHz (üst sınır yaşla düşer)
- Köpek: yaklaşık 65 Hz – 45 kHz
- Kedi: yaklaşık 45 Hz – 65 kHz, bazı ölçümlerde daha da yukarısı
- Fare: yaklaşık 1 kHz – 90 kHz
- At: yaklaşık 55 Hz – 33 kHz
- İnek: yaklaşık 25 Hz – 35 kHz
Bu sayıların pratik sonucu net: siz hiçbir şey duymuyorken hayvanınız yüksek ve rahatsız edici bir ton duyuyor olabilir. Bir cihazın "sessiz" olması, hayvan için sessiz olduğu anlamına gelmez. Rezzonix gibi bir uygulamayı hayvan yanında kullanacaksanız bu tek başına yeterli bir dikkat sebebidir.
Ölçülmüş olan: müzik ve barınak hayvanları
Barınak köpekleriyle yapılan çalışmalar, ortamda çalınan müzik türünün davranış üzerinde ölçülebilir bir fark yarattığını göstermiştir. Klasik müzik çalınan bölümlerde köpeklerin daha fazla dinlenme pozisyonunda kaldığı ve daha az havladığı; hızlı tempolu müzikte ise tersinin gözlendiği birden fazla çalışmada raporlanmıştır. Benzer gözlemler barınak kedileri için de yapılmıştır.
Buradaki mekanizma büyük olasılıkla frekansa özgü bir etki değil, genel bir uyarım düzeyi etkisidir: yavaş tempo, yumuşak dinamik ve öngörülebilir yapı stresi azaltır; ani ve yüksek sesler artırır. Yani "klasik müziğin sihri" değil, "sakin sesin ortamı sakinleştirmesi" söz konusu.
Bir de türe özgü müzik araştırmaları var: kedilerin kendi seslerinin frekans aralığına ve tempo yapısına göre bestelenmiş parçalara, insan müziğine kıyasla daha fazla ilgi gösterdiği ölçülmüştür. Bu, "hayvanlara müzik dinletmek" fikrini basitçe insana ait bir alışkanlığı hayvana uyarlamaktan farklı bir yere taşıyor.
Ölçülmüş olan: ultrasonik cihazlar çalışmıyor
Ultrasonik böcek ve kemirgen kovucular onlarca yıldır satılıyor. Bağımsız laboratuvar testleri ve düzenleyici kurum incelemeleri, bu cihazların iddia edilen etkiyi göstermediği yönünde tutarlı sonuçlar verdi; ABD'de Federal Ticaret Komisyonu üreticilere kanıtsız iddialar konusunda resmi uyarılar gönderdi. Bir hayvan bir sesi duyabiliyor olması, o sesten kalıcı olarak kaçacağı anlamına gelmiyor — çoğu tür kısa sürede alışıyor.
Bu örneği özellikle veriyoruz: hayvanın bir frekansı duyması ile o frekansın istenen davranışı üretmesi arasında büyük bir mesafe var. Katalogdaki bir değeri hayvanınızın duyması, o değerin bir işe yaradığı anlamına gelmez.
Kanıtı olmayan: hastalığa özgü frekans iddiaları
"Şu Hz şu hastalığı hayvanda iyileştirir" biçimindeki iddiaların yerleşik veteriner hekimliğinde karşılığı yoktur. Bu tür bir iddiayı ne yapıyoruz ne de destekliyoruz. Hayvanınızda bir sağlık sorunu varsa gidilecek yer veteriner hekimdir; gecikme çoğu durumda sorunun kendisinden daha pahalıya mal olur.
Hayvan yanında ses kullanacaksanız
- Ses seviyesini düşük tutun. Sizin için düşük olan, geniş işitme aralığına sahip bir hayvan için yüksek olabilir.
- Kaçış yolu bırakın. Hayvan odadan çıkabilmeli. Kapalı bir taşıma kutusunda veya kafeste ses uygulamayın.
- Tepkiyi izleyin. Kulakların geriye yatması, esneme, dudak yalama, huzursuz gezinme, saklanma — bunlar rahatsızlık işaretleridir. Görürseniz durdurun.
- Uzun süre çalmayın. Kısa süreyle başlayın; hayvan rahatsa uzatabilirsiniz.
- Yaşlı ve hasta hayvanlarda kullanmayın — veterinerinize danışmadan olmaz.
Özet
Sesin hayvan davranışı üzerinde etkisi vardır ve bu etki ölçülmüştür — ama ölçülen şey "sakin ortam sakinleştirir" düzeyindedir, "belirli bir Hz belirli bir sorunu çözer" düzeyinde değildir. Rezzonix'i bu ikinci iddiayla kullanmayın. İlk çerçevede merak ediyorsanız, dikkatli ve düşük seviyede deneyin; sonucu abartmayın.